Ziverbey Köşkü’ne adayım!
Türkiye’yi kim yönetiyor?
1945 yılından bu yana ‘Marshall yardımı’ ile başlayan sürece takılanlardanım!
Hatırlamayanlar için hemen hatırlatalım;
Sözüm ona…
Türkiye’de komünist bir düzenin kurulmasının engellendiği günler…!
ABD yine yardımımıza koşuyor.
Yeter ki ‘Türkiye komünist’ olmasın diye…
***
Sokaktaki vatandaşlarımız gibi ülkemizde kendini tekrarlamaktan geri kalmıyor.
Bir ülke düşünün;
50 yılı aşkın süredir aynı sorunları, olayları yaşasın.
İşte biz o ülkenin çocuklarıyız…
***
Bilemiyorum?
Size İsmet İnönü’yü mü anlatmalıyım?
Yoksa Bülent Ecevit’i mi?
Yok, yok en iyisi Süleyman Demirel’i hatırlatayım…
Karar veremiyorum!
Hiç unutulur mu Necmettin Erbakan?
Ya Turgut Özal…
Es geçilebilir miyim onu?
Hayır…
Neyse en iyisi hepsini boş verin!
Hiç birinin birbirinden farkı yok!
Güzel vatanıma yaşattıklarını saymaya kalksam…
Dönemin Ziverbey Köşkü’nde olurum herhalde…!
***
Sanırım en doğrusu Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’den bahsetmek…
İktidara gelmeden önce daha ortalarda parti bile yokken…
Türkiye’de bir dergi haber yapmıştı…
ABD’nin Türkiye planına göre Erdoğan Başbakan ve Gül ise Dış İşleri Bakanı olacaktı!
***
AKP kaç yılında kuruldu?
2001!
Haber kaç yılında yayımlandı?
1996!
Zaman o dergiyi haklı çıkardı.
***
ABD’nin Turgut Özal operasyonunu anlayamadık!
Bu sefer anlar mıyız diye düşündük…
Yine anlamadık…
Türkiye’yi Atatürk’ten sonra özgürce hiçbir lider yönetemiyordu da…
Şimdi Erdoğan ve Gül mü yönetecekti?
Ne zaman isimlerin bir önemi olmadığını öğreneceğiz?
***
Referandum, seçim veya laiklik hatta terör sorununa dahi girmeyeceğim.
Mesela terör sorununu 30 yıldır çözemiyoruz.
Yıllarca yazıldı çizildi, ne oldu?
Okyanus ötesinden düğmeye basılında durdu.
Bir daha basılınca başladı…
Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı referandum için ‘okyanus ötesine’ teşekkür etti!
Bir basıyorlar…
Bir basıyorlar ki sormayın gitsin…!
ABD yönetimi bir yandan ‘Hoca Efendi’ bir yandan…
***
Yaşananlardan çıkardığım tek bir ders var, sizinle paylaşabileceğimi düşündüğüm:
“Kalpgah” değer kazanmaya ve elimizden kaymaya devam ediyor.
Beklenen son yaşanacak, biz görebilecek miyiz bilmiyorum!
Belki bizim çocuklar…