Üzücü haberleri yazmayı sevmiyorum... Ama şehit haberleri üstüste gelince yüreğim paramparça oluyor.
İçin için ağlıyorum.
O gencecik fidanların toprağa düşmesi, pırıl pırıl hayallerinin yok olması...
Hele hele, o ateş düşen ocaklar...
Askerinin yolunu gözleyen anneler, babalar, eşler, yavuklular...
Yarabbi ne büyük acıdır bu...
"Ateş düştüğü yeri yakar" derler yaa. Az bile...
Biliyorumki bu acıyı onlar kadar hissetmeme imkan yok..
Ama, her şehit haberinde yüreğim sızlıyor, içim paramparça oluyor....
Acıları, yazılarıma dökebiliyorum ancak..
Şemdinli'deki operasyon 20 gün sürdü.
Şehitlerimiz..13 tane, arkasından 8 ve 2 daha.. Sonra bir şehit daha... İnanın kaç şehit verdik toparlayamıyorum...
Her biri ayrı ayrı benden bir parça koparıyor sanki...
Ölen şehitlerimiz ne ilk ne son..
Ama ne yazık ki, cenaze törenlerinde yürüyüşler ve aynı sözler: "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "Ya Bismillah Ya Allah..Allahuekber", "Kahrolsun PKK".."PKK' ya ölüm"...
Aynı nakaratlar alır başını gider... Ve "Vatan sağolsun" denir. İki konuşma ve sonunda "Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak" sözleri ...
Yıllardan beri hep aynı filmi izledik.
Lanet olsun ezberledik artık !
Gazetecilik yıllarımda, Güneydoğu'ya sık sık gider gelirdim. Birçok şehit cenaze törenlerine katıldım. Göstermelik resmi bir tören, iki konuşma ve "Vatan Sağolsun"... Olay biter, herkes evine çekilir !..
Olan kimlere mi olur..
Evine ateş düşen yüreklere olur, olan!..
Analar, babalar, eşler, yavuklular ve arkada kalan bebeler acıların büyüğünü yaşar.
Biz Türk milleti olarak olayları çabuk unuturuz. Bu yaşadığımız sahneler daha yıllarca sürer gider...
Çözüm mü? Var tabii
Var ama,.
Mevzubahis çıkar ilişkileri...
Biz neyin savaşını veriyoruz.. Soruyorum?...
Ülkelerarası bir savaşta mıyız?. Düşmanlarımızla mı savaşıyoruz?..
Türk ve Kürt halkı yıllarca birarada kardeş olarak yaşadılar..Kurtuluş savaşında birbirlerine kenetlenerek bu topraklar uğruna birlikte düşmana karşı var olma savaşı verdiler.
Yanyana, omuz omuza... İki kardeş olarak...
Türk-Kürt diye yıllarca bu topraklarda yaşadılar..
Böyle bir ayrımı yıllarca akıllarından dahi geçirmediler...
Ama herkesçe bilinen birileri (!) bu iki kardeşi birbirine vurdurmaya çalışıyor...
Taşeron olarak da bir kısım hainleri ortaya sürerek Türk-Kürt kardeşliğini parçalamaya çalışıyor...
Bizi bize kırdıran dış güçlerin rant tezgahını ortaya çıkarmalıyız...
Adı "terör" olan bu oyunu bozmalıyız...
Bir soruna yaklaşımda, olayı anlamakta ve de çözmek konusunda geniş perspektiften bakmak akılcı bir yaklaşımdır..
Bu terör belasının geniş perspektifi; hepimizin malumu olduğu gibi uluslararası boyutudur..
Ancak, "dar boyutu (!)" da gözardı etmeyelim !
Bu kirli savaştan ülke içinde de rant sağlayan, güç elde eden kesimler yok mu ? Elbette var !
Terör üzerinden silah ticareti gibi kazanç elde eden, güç sağlayan kesimler zaman zaman yargılamalarla karşımıza çıkmıyor mu ?
Sonra... Bir diğer konu...
Şehitlerimizin aile profilini fark etmiyor musunuz ?
Hepsi gariban aile çocukları...
Şehit olanlardan hiç bir devlet büyüğünün, bakanın, paşanın, bürokratın, bir siyasetçinin, yetkili bir kişinin çocuğunun şehit olduğunu duydunuz mu? Ben duymadım .. .
Sadece gariban ve fakir aile çocukları şehit oluyor.. Onların ocakları sönüyor. Tertemiz yürekleri vatan sevgisi ve onurlarıyla evlatlarını kurban vermelerine rağmen,"Vatan sağolsun.." diyerek yürekleri kor gibi yansanda ateşlerini vatan aşkıyla söndürmeye çalışıyorlar..
Sadece olan ana kuzularına kınalı ellere vatan sevgisi ile ölen gariban aile evlatlarına oluyor...
Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet acılı ailelerine sabır diliyorum...
Nur içinde yatsınlar..